Yunanistan Silahlı Kuvvetleri, son yıllarda yaşadığı operasyonel talihsizliklere bir yenisini daha ekledi. 7 Ekim 2026 tarihinde Atina yakınlarında bulunan Kotroni Helikopter Üssü’nde çıkan yangın, Yunan Deniz Kuvvetleri envanterindeki en kritik helikopterlerin yedek parçalarını ve bakım malzemelerini küle çevirdi. Olayın ardından askeri makamların sessizliğe bürünmesi ve basına yansıyan iddialar, Atina’da ciddi bir askeri krizin fitilini ateşledi.
Yunan savunma sitesi Militaire başta olmak üzere yerel basında yer alan bilgilere göre, yangının donanma üzerindeki mali ve operasyonel faturası oldukça ağır:
- AB-212 Parçaları Tamamen Yok Oldu: Yunan Donanması’nın uzun süredir kullandığı emektar AB-212 tipi helikopterlerin yedek parçaları tamamen yandı. Piyasada üretimi olmayan bu eski tip parçaların yeniden tedarik edilmesinin “neredeyse imkansız” olduğu ve bu durumun filonun uçuş kabiliyetini doğrudan riske attığı belirtiliyor.
- Yeni ‘Romeo’lar da Darbe Aldı: Yunanistan’ın yakın dönemde envanterine kattığı modern MH-60R Seahawk (Romeo) helikopterlerine ait yüksek maliyetli periyodik bakım ekipmanları ve parçaları da alevlerin kurbanı oldu. Bu parçalar piyasada bulunabilse de Yunan savunma bütçesine beklenmedik ve devasa bir mali yük getirecek.
Askere “Omerta” (Sessizlik) Çağrısı mı Yapıldı?
Yangının çıktığı ilk saatlerde yetkililer olayı sıradan bir depo yangını gibi göstermeye çalışsa da sızan bilgiler tahribatın boyutunun saklanamayacak kadar büyük olduğunu ortaya koydu. Yunan medyasında, Yunanistan Milli Savunma Bakanlığı ve Genelkurmay Başkanlığı’nın üsteki zafiyetin ve kayıpların dışarı sızmaması adına personel üzerinde adeta bir “Omerta” (sessizlik yemini) baskısı kurduğu iddia edildi.
Kazalar Zincirinin Son Halkası
Kotroni’de yaşanan bu felaket, Yunan ordusunun ilk lojistik ve altyapı zafiyeti değil. Hatırlanacağı üzere Eylül 2023’teki Daniel Fırtınası’nda da Stefanovikio Askeri Hava Üssü sular altında kalmış, hangarlardaki AH-64 Apache taarruz helikopterleri büyük zarar görmüştü. Atina yönetiminin üs güvenliği ve lojistik depoların korunması konusundaki bu yeni zafiyeti, muhalefetin ve askeri analistlerin de tepkisini çekmiş durumda.
Yunan makamları hasarın tam kapsamı ve hangi helikopterlerin hangarda kalacağı konusunda resmi bir açıklama yapmaktan hâlâ kaçınıyor. Ancak kesin olan bir şey var ki; bu yangın Ege ve Akdeniz’de operasyonel hazırlığını yüksek tutmaya çalışan Yunan Deniz Kuvvetleri’ne çok ağır bir darbe vurdu.
